Esma Aslı, hanım bir kızdır. Ana okul denen okulu bu yıl bitirdi. Okuldaki başarısıyla annesini sevindirdi. Hele okulun programında en güzel kız oydu! Onun ağabeyi okuldan teşekkürle geldi. Ağabeyine karşın, Esma Aslı daha küçük bir okulda. Ağabeyinin dersleri, onun derslerine göre daha zor belli! Ama okullar zorluk kolaylıklarla ayrılmaz. Okul okuldur işte! Çalışmak gerek. Çalışıldıkça da öğrenmek kaçmaz. Zaten çalışan öğrenciyi, öğretmenin bilmeme durumunda yakalaması mümkün olmaz. Esma Aslı bunu bildiğinden her zaman hazırlıklıdır.
Esmanın bir resim çizmesini göreceksiniz. Odada resimleri kendi çizer hep. Üstelik onları kendi boyar! O zaman zaman oynar, zaman zaman mesenger'den anneannesiyle, hacı dedesiyle konuşur. Şarkı söyler. Ana okulda öğrendiklerini anlatır hep.
Esma Aslının yaşadığı sitede yazlık kocaman bir havuz var. Öyle, denizi bile aratmayan bir havuz. O, yaz olunca her gün havuzdadır neredeyse. Havuz temiz mi, temiz… Büyük mü, büyük! Sonra Esma Aslının arkadaşları da orada… Bir seferinde o anne annesiyle hacı dedesine çay getirdi havuzda. Hem de öylesine tek başına. Buysa onun artık büyüdüğünü gösteriyordu.
Sitedeki havuz neredeyse denizi aratmıyor dedim. Ama Esma Aslı bu yıl Antalya’daydı. Denizde yani. Orada o, yüzmeye devam etti. Bir zaman sonra anneannesine orada kolluksuz yüzmeye başladığını anlattı. Büyük kızlar zatene kolluksuz yüzerler. Gerektiğinde gene kolluk takabilirler. Ama yanında annesi ya da babası olunca kolluksuz bile yüzerler.
Okul biteli Esma Aslı çok az kameradan kendini göstermeye geliyor. Osman Kaan da geliyordu. Ama Osman Kaan bilgisayar oyunlarından neredeyse vakit bulamıyordu. Anneanneleri ve hacı dedeleri onları özlemeye başladılar. Sonra onların Ankara’ya son gidişleri ta Mart ayındaydı. Esma Aslı’larsa en son, geçen yaz geldiler Üsküp’e. Belli Esma Aslı da, Osman Kaan da anneannelerini, hacı dedelerini, dayılarını özlemiştir.
Şimdi yaz, havuz var ya… Akşam erkenden yatak derken, mesenger'e vakit kalmıyordu. Kendini nasıl gösterecekti Esma Aslı?!
Bir seferinde hacı dedeleri onları mesenger'de yakaladı. Önce Esma Aslı’nın annesiyle konuştular. Bir anda anneannesi sordu:
- Benim güzel Esma Aslım nerede?
Annesi cevap verdi:
- Burada!
Sonra Esmayı kameraya çağırdı. Esma Aslı hemen annesinin kucağına geçti. Susuyordu. Sadece öyle bakıyordu kameradan Esma Aslı. Hiç gülmeden bakıyordu. O anda Osman Kaan güler yüzüyle Esma Aslıyla annesine sarıldı. Üçü de ekranda göründüler. Hacı dedeleriyse fotograf makinesini hemen aldı. Bilgisayarın ekranından onların güzelce fotograflarını çekti. Çekti çekmesine, ama Esma Aslı gözlerini koluyla örtülü olarak fotograftaydı.
Anneannesi Esma Aslı’ya gene sordu:
- Nasılsın güzel kızım?
Esma Aslı’dan cevap gelmedi.
Anneannesi bir daha sordu:
- Ne oluyormuş benim güzel kızım?
Esma aslı gene susuyordu.
Anneannesi ısrarla devam etti sormaya:
- Benim cici kızım büyümüş. Anlat sana bir şeyler!
O zaman Esma Aslı annesine yaslandı. Annesinin kulağına bir şeyler fısıldadı. Ama dedesi hoparlörün sesini sonuna kadar açtığından, her fısıltı bile işitiliyordu. Onun için Esma Aslının annesinin kulağına fısıldadığı da işitildi hoparlörden:
- Anne ya!.. Sen biliyorsun ki, ben özlediklerimle konuşamam!