Avni Engüllü’nün ‘Yarı Kalan Mısralar’
Adlı Kitabının Değerlendirmesi*
Dr. Fadıl HOCA**
Şair-yazar, kültür adamı ve gazeteci olarak yakinen tanıdığımız Sayın Avni Engüllü’ ün ‘Yarı Kalan Mısralar’ adlı şiir kitabı 2004 yılı sonunda Üskübün Delfina 3 Yayıncılık ve Grafik Etkinlikleri Ticareti Şirketi yayınlarınca yayınlandı. Söz konusu olan şiir kitabı, Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’ nın maddi katkıları sayesinde yayınlanmıştır
Kitabın teknik olarak tasviri ve değerlendirmesi ele alındığında, kitabın 5-inci sayfasından 61-inci sayfasına kadar şiirler mevcut olması yanı sıra, 63 üncü sayfada Avni Engüllü’ ün yaşam öyküsünden kesintiler, 65-inci sayfadan 72-inci sayfaya kadar, Yard. Doç. Dr Zeki Gürel’in yazdığı ‘’Kültür Adamı, Şair-Yazar ve Gazeteci Avni Engüllü’ nün’’ genel şairliği hakkında adlı değerlendirme yazısı ve 73 ila 74-üncü sayfalar arası ‘İçindekiler’ den oluşan bu şiir kitabı, toplam 75 sayfadan ibaret olup, ön kapak sayfası Cezayir’de bilinmeyenlerle dolu bir şehrin uçaktan çekilmiş muazzam ve son derece gizemli bir fotoğrafından oluşmakla beraber, arka kapak ise Gökhan Salman’ nın 1998 yılında çizdiği, şairimizin yarım portresiyle tamamlanmaktadır. Şiir kitabının eni 14cm, boyu ise 20cm olarak, birinci hamur beyaz kağıt üzerine basılmıştır.
Avni Engüllü’nün ’Yarı Kalan Mısralar’ şiir kitabının teknik tasvirinin ardından, kitabın ikinci tasviri olarak muhteva bölümünün aydınlatılmasıyla devam ediyoruz.
Kitabın muhteva kısmında ise birbirini tamamlayan, ardı sıra gelen fikir ve mana birliği oluşturan, aynı doğrultuda dökülen, zincirleme şeklinde birbirine bağlı olan ve iman ile inanç dolu gizemli ve ilham yüklü olan toplam 57 şiire rastlıyoruz
Avni Engüllü, sözü edilen şiir kitabını ‘’devam ya da yeni bir başlangıç’’ adlı şiiriyle başlayarak, aslında kendisinin 1993 yılında ‘’Yarı Kalan Düşünceler’’adı altında kısa nesirlerini topladığı kitabının yarıda kalan düşünceleri mısralara dökerek, bir devamlığı ve süregenliği sergilemektedir. Nitekim bu şiirinde; Yaradanın adıyla başlarken, kırklardan sonra yeni bir başlangıç olmalı diye düşündüğünü, sonra da düşüncelerin önce geldiğini, sonra mısralara döküldüklerini ve bu dökülen mısraların heybeti bir mısralar yumağı ve şirin akan bir dizeler ırmağı oluşturduğunu ifade ederek, kırk şiirinden ibaret olan şiirler hazinesinin akıbetini görmek ve takip etmek niyetiyle şairimiz, okuyucuyu bu şiirler sofrasına davet ediyor. Adeta eşdeğerde olan ve birer inci tanesi gibi dökülen bu şiirlerin ardından gelen her şiirin mesaj ve mana dolu başlıklardan ibaret olduğu göze çarpmaktadır. Bu bölümdeki şiirlerin tümü, maneviyat dolu, ahlak konulu ve muhtevalı ile tasavvufi akisleri ve inanç ile iman dolu felsefi duygularını içinde barındıran şiirlerden ibaret olması hasebiyle, bunların 40 rakamıyla sınırlandırılmasının bir tesadüf olmadığı kanaatindeyiz. Aslında, bu 40 rakamının Peygamber Efendimiz olan Hz Muhammed (SAV)’e 40 yaşında vahiy gelmesi hadisesi ve hakikati yanı sıra, meşhur 40 hadis-i şerif rakamlarına da denk gelmesini, anlamlı bir mesaj ve biraz da sembol olarak da görmek mümkündür.
Avni Engüllü ‘’yarını tartan terazi’’ adlı 40’ıncı şiirinde ahiret hayatından bahsederken, yaşanan hayatın yarının terazisi olduğunu ifade ederek, adeta bir nefes ve bir çırpıda söylenmiş olan ve hayat felsefesi ile dolu olan bir şiir yumağına son veriyor.
40’ıncı şiirin ardından yeni bir şiir bölümüne geçmezden önce,’’bir düşüncenin arada kalan mısraları’’ adlı şiiri ile adeta sivri ve muntazam kalemine bir mola veriyormuş ve ek bir nefes alıyormuş gibi bir intiba bırakıyor.
‘’Yarı kalan Mısralar’’ adlı şiir kitabının ikinci bölümünde, ’’yol’’ adı altında insanoğlunun dünyaya gelişinden ta Sevgiliye kavuşana dek geçmesi gereken ince ve uzun bir yolu aydınlatmaya ve tasvir etmeye çalışan ve farklı isimlerle adlandırılan 12 şiir mevcuttur. Şairimizin, ’’yol’’adı altında, hayat tarzının farklı yollarını dile getirmeye çalıştığı bu mısralarında, tasavvufi heyecan ve coşkuyu görebildiğimiz gibi tasavvufun derin ve manalı ile ulvi mesajlarını da sezmemek ve hissetmemek mümkün değildir.
‘’Yarı Kalan Mısralar’’ şiir kitabının son bölümünde, olgunlaşmaya götüren yollar, sonrası ve yeni birlikteliğe taşıyan ayrılış olmak üzere 3 şiir daha eklenmiş. Bu şiirlerinde, olgunlaşmamış bir ferdin tespit ve tavsiyeleri yanı sıra kendimizi tanıma arzumuz doğrultusunda sarf ettiğimiz gayretleri ve ‘’Yarı Kalan Mısralar’’ adı altındaki şiir kitabında yazılan mısraların aslında, anlaşılacak mısraların yarı kalmadıklarını ve bunların bir hicran ve ayrılış değil, bilakis arzulanan yerde birbirimizi bulabilmek için vuslata ve birlikteliğe doğru bir arayış olacağına ima ederek yeni bir şiir buluşmasına dek, şiir mısralarına son veriyor Avni Engüllü.
‘’Yarı Kalan Mısralar’ şiir kitabının ikinci tasviri olan muhteva değerlendirmesi ve tasviri yanı sıra üçüncü tasvir olarak, Avni Engüllü’nün bu şiir kitabında mevcut olan şiirlerinin poetikasından ve sanat anlayışından da kısaca bahsetmeyi uygun görüyoruz.
Türk şiiri Divan edebiyatından sonra malum bir bocalama yaşar. Tanzimatçıların Batı’ya yönelişlerindeki bunalımın neticesindeki köksüzleşme. Karma karışık bir dil kullanan Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati-nin çığlıkları. Keskin bir dönüşle, dili özelleştirmeye çalışan Milli edebiyatçıların çıplaklığı, Yavaş yavaş şiirin tekrar kendini bulduğu Cumhuriyet Dönemi’ ruhi ıstırabı. Ardından gelen, Tanzimat tarzı bir köksüzlüğü gaye edinen Garipçiler hezeyanı. Böyle fırtınalı bir dönem sonrası, Türk şiiri İkinci Yeni ile kendini toparlamış ve klasik şiirimizin ulaşmış olduğu estetik zirveye yönelmiştir. Bu konuda, elbetteki en büyük hizmeti Üsküp doğumlu olan Yahya Kemal Beyatlı’nın olmuştur. Makedonya Türk Şiirinde bu estetik anlayışı ve şiir zevkini ile ifade tarzını yine Üsküp doğumlu olan Necati Zekeriya’nın şiirlerinde görmek mümkündür. Bu şiir anlayışını, bu anlatım ve düşünce tarzını sahiplenen ve milli ile manevi değerleri şiirlerinde felsefi bir konu olarak ele alıp işleyen yine Üsküp doğumlu olan üçüncü bir şair olarak Avni Engüllü’yü görüyoruz. Bu tezimizden hareketle, Avni Engüllü’nün ’Yarı kalan Mısralar’ adlı şiir kitabının edebi ve estetik açıdan yapılacak olan değerlendirilmesi, bizi, şiirlerindeki temalarının başlangıçtan sonuna ya da sonundan başlangıca doğru bir yönelişin müzmin ve anlayışına sevkettiği görülmektedir.
Avni Engüllü, mümin bir şair olarak tercihini hem kalben hem de mantıken bu doğrultuda yapmış bir şairdir. Şiirlerindeki mesele ve mesaj olarak tanımlayabileceğimiz bir ruh ve manevi olgunluğu ile doygunluğu ise kitabın metinsel bütünlüğünden sezilmektedir.
’Yarı Kalan Mısralar’ adlı şiir kitabında kullanmış olduğu anlamlı ve akıcı bir Türkçe, şiirsel bir dil, titizlikle seçilmiş manalı ve doyurucu kelimeler ve benzetmeler ile kendisine has ve uygun olan üslup tarzı gibi estetik ve sanatsal hususiyetler yanı sıra,’’Yarı Kalan Mısralar’’ adlı şiir kitabının tüm şiirlerinde genel olarak metinsel bir bütünlük ve devamlık arzetmektedir.
Bu şiirlerde mana ve biçim olarak tutarlı sözdiziminin kullanımı ve mısralar seçiminde ile mısraların yapılarındaki titizlik, değişmeceli ve mesajlı bir söyleyişi hakim kılma çabası gibi şiirlerinin ahengini ve tonunu arttırabilmek için, gerektiğinde kafiyeyi de kullanılması konuları, öncelikli olarak şiirlerinin sanatsal anlayışı ve poetikaları açısından göze çarpan en belirgin özellikleridir.
Avni Engüllü, ’Yarı Kalan Mısralar’ ında şiir akışını ile kendi engin manevi ve zengin hayal dünyasını, içtenli, düzgün ve bariz bir şekilde zamana yaymış olmayı tercih ederek, bu şiir kitabının sanat anlayışı ve poetikasına son veriyor ve başka bir şiir kitabının tanıtımına dek vesselam diyor.
* Bu, 2005 yılının başlarında adı geçen kitabın tanıtmasındaki konuşmadır.
* Dr Fadıl Hoca, Üsküp ve Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Kiril i Metodiy
Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsünde (Türkoloji Bölümü) öğretim üyesidir. .