|
TEFEYYÜZÜN FEYİZ KAPILARI
Ardına kadar açık
kapılarından girdim Tefeyyüz’ün
Kaç kuşağa feyiz ocağı oldu.
Aslında sizlere de açıktır bu
kapılar bugün
Geçmişte bana açık olduğu
kadar.
İlk adımlarımı attım Yeni
Hayat’ta Macide öğretmenle
Orası da kendine göre tefeyyüz’dü
Bu yıl anladım Üsküp’te 125
Tefeyyüz’ün olduğunu!
Rufiye öğretmenle yürüdüm
sonra feyiz ormanında.
Ali efendi karşımda duruyor
ciddi haliyle
Mamure öğretmenin sınıfında
buldum kendimi
Hiçbirimiz kaybolmadık o
kuytu ormanda.
Anlatmak istediğim feyiz
aldığım kişilerin çok olmasıdır
Tefeyyüz’e girmem için
kapılar ardına kadar açık…
Okulda aradım yönetmenliği en
kısa süren Mustafa Ruşit’i
İki Bayram arası son buldu
yönetmenliği.
Fetih bey Süleymanpaşiç
İstanbul beyefendisiydi
Beyatlı’nın Üsküp’ünde
Üstelik her ikisi Yücelciydi…
Milli davada aldığım feyiz
için şükretmem gerek.
Öğretmenler odasında
gölgelerini arıyorum.
Mustafa öğretmen üzgün üzgün
pencere yanında
Hâlbuki matematik dersi
fıkrayla başlardı onda
Yüzünden belliydi üzen bir
şey vardı yüreğinde
Yanına geldim davudi sesi
kulaklarımda
” Nasılsın Avni?”
Çok şeylerden bahsetti kısa
söylemiyle…
Aynı acıyı paylaşıyorduk…
Elinden düşürmediği gazeteyle
Fetih Bey
“Okumak ille de okumak” lazım
Mesajını etrafa vererek
Serap misali karşımda!
Ölüm döşeğinde son nefesini
verdiği anda
Eşi ve bir ben vardım sadece
yanında o akşam vakti
Hava henüz kararmaya
başlamıştı
Ama zifiri karanlıktı o anda
etrafım
Sanki gün doğmayacaktı o
gece…
Vücudu belli yorgundu
125 “Tefeyyüz”ü yaşatmak
kolay değildi.
Şimdi içimde hüzün, içimde
sevinç…
Toplanmış Tefeyyüz’lerin 125’ i bir “Tefeyyüz”de
Farkında olmadan ne kadar da
zenginmişiz meğer.
Avni ENGÜLLÜ
|